E-Ticaret İncemelesi Şeyma Subaşı – BabeActivewear

Daha önce internet videolarımızda Selin Ciğerci’nin e-ticaret sektöründe yakaladığı başarıyı konuşmuştuk. Bu blog yazımızda da aynı başarıyı Şeyma Subaşı’nın neden yakalayamadığına değineceğiz. Bunun yanı sıra Şeyma Subaşı’nın dünya çapındaki diğer rakiplerine bakıp oralardan da bazı analizler ve akabinde sonuçlar elde edeceğiz.

E-ticaret girişimcileri olarak insanların bu sektörde nasıl bir yol izlediğini incelememiz gerekiyor. Bazılarımıza Selin Ciğerci’yi ya da Şeyma Subaşı’nı konuşmak garip gelebilir. Fakat Selin Ciğerci’nin bu sektörde neleri doğru yapıp başarılı bir yol izlediğini konuşursak e-ticaret konusunda kendimize bir şeyler katabiliriz. Sonrasında bu stratejileri kendi markamızda kullanabilir ve doğru bir yol izleyebiliriz.

Aynı şekilde Şeyma Subaşı’nın neleri yanlış yaptığını araştırır ve tartışırsak bizim de neleri yapmamamız gerektiğinin analizini çıkartabiliriz. Elbette sizin sattığınız ürünler çok daha farklı olabilir fakat yine de belli başlı stratejilerden kendimize pay bulabiliriz. O halde Şeyma Subaşı’nın Hello Babe Active Wear markasını incelemeye ve Selin Ciğerci’nin dışında bazı büyük rakipleri ile kıyaslamaya başlayalım.

Hello Babe Active Wear

Ürün sayfasına baktığımız zaman Şeyma Subaşı’nın ürünleri kendi modelliği ile tanıttığını görüyoruz. Sonrasında ürünlerin sadece GittiGidiyor üzerinden satıldığını öğreniyoruz. Buradaki önemli konu ürünlerin belki de bir pazaryeri dışında da satılabiliyor ancak bunun yansıtılamamış olması. Ürünlerin GittiGidiyor üzerinden aylık satışlarına Ne Satılır üzerinden baktığımızda markanın en çok satılan ürününün aslında çok az sattığını görüyoruz.

Bu noktada Selin Ciğerci’nin ürünleri ile karşılaştırdığımız zaman arada ciddi bir fark olduğunu rahat bir şekilde görebiliyoruz. Peki Şeyma Subaşı’nın en çok sattığı ürüne baktığımızda ne görüyoruz? Diğer ürünlere kıyasla çok daha genele hitap eden bir ürün karşımıza çıkıyor. Yani markanın diğer ürünleri daha çok sıfır beden kadınlar için tasarlanmış gibi duruyor. Ya da dışarıda giyilebilme potansiyelinin olmaması, sadece spor yaparken giyilebilecek olması ürünlerin az satmasının nedenlerinden birkaçı olabilir.

Ürünlerin az satmasının nedenlerinden bir diğeri de yanlış platform seçimi olabilir. Influencerların genel olarak ürünlerini sattığı platform hepimizin bildiği gibi Trendyol’dur. Özellikle tekstil ürünleri satan insanlar genel olarak trafiğin en yoğun olduğu Trendyol’da bulunuyorlar. Eğer kadınların yoğun olarak bulunmadığı ve alışveriş yapmadığı platformlardan birisini seçerseniz başarısız olma ihtimaliniz biraz daha fazladır.

Burada tekrar Şeyma Subaşı ile Selin Ciğerci’yi aynı kefeye koyduğumuzda Ciğerci’nin daha çok genele hitap eden kıyafetler satması gözlerden kaçmıyor. Bu noktada Selin Ciğerci’nin hangi kitleye nasıl ürünler ile ulaşmaya çalışmış olmasının önemini görüyoruz. Selin Ciğerci, herkesin satın alabileceği ürünlerin yer aldığı bir platformda, yine herkesin satın alabileceği kıvamda ürünler pazarladı.

Bu durum da kendisinin yüksek siparişlere ulaşmasını kolaylaştırmış gibi görünüyor. Çünkü söz konusu ürünün potansiyel müşteri kitlesi Trendyol’da bulunuyordu. Bu açıdan Ciğerci çok daha akıllıca bir strateji uygulayıp doğru kitleye doğru platformdan ulaşmıştır.

Kendall ve Kylie Jenner

Hepimizin sosyal medya nedeniyle yakından tanıdığı Kendall ve Kylie Jenner ikilisinin de e-ticaret sektöründe olduğunu çok kişi bilmiyor. Ancak bu ikili de sosyal medyada yakaladıkları şöhreti kullanarak e-ticaret sektöründe güzel bir başarı yakaladılar.

Pek çok kişinin bu ikiliyi sosyal medyaya yansıyan olayları nedeniyle farklı şekillerde tanıdığını biliyoruz. Fakat yaptıkları işlere baktığımız zaman Kendall ve Kylie Jenner’ıne-ticaret bazında oldukça başarılı işler yaptığını ve bunu küresel boyuta taşıdığını görüyoruz. Peki bu ikili internet sitelerinde nasıl ürünler sattı? Bu noktada Kendall ve Kylie Jenner ikilisine baktığımız zaman da onların çok daha günlük giyilebilecek ürünlere yöneldiğini görüyoruz.

Bu duruma sitenin herhangi bir kategorisine baktığımızda rahatlıkla şahit olabiliyoruz. Bu açıdan Şeyma Subaşı’yı incelediğimiz zaman kendisinin çok da günlük hayatta giyilemeyecek ürünleri satmaya çalıştığını rahatlıkla görebiliyoruz. Bu da elbette kendisinin elde edebileceği satış ihtimalini epey bir düşürüyor.

Burada Şeyma Subaşı’nın hatalarından en önemlisini yanlış pazaryerine yanlış kitle ve yanlış ürünle girmesi olarak değerlendirebiliriz. Kendall ve Kylie Jenner’ın ve Selin Ciğerci’nin ürünlerinin doğru kitleye doğru pazaryerinde doğru şekilde ulaştırılmasının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Her iki satıcı da günlük hayatta giyilebilecek ürünler satıyor. Bu da model olmayan ya da spor yapmayan kitlenin de bu satıcılardan alışveriş yapabilmesini sağlıyor.

Kurumsal Marka Tescili

E-ticaret konusunda dikkat edilmesi gereken bir başka konuya da değinecek olursak bu marka tescili olurdu. Şeyma Subaşı’nın markasına Türk Patent’ten baktığımızda Hello Babe Active Wear markasının patent başvurusunun reddedilmiş ya da askıya alınmış olduğunu görüyoruz. Eğer e-ticaret sektörüne böylesine büyük bir marka olarak girecekseniz şirketinize patent almanız gerekir.

Bu hem markanızı daha kurumsal ve kaliteli hale getirir hem de ileride sektörde yaşayacağınız olası sorunları minimuma indirir. Ancak Şeyma Subaşı’nda marka tescilinin yanı sıra bir e-ticaret sektörü için çok daha büyük sorunlar var. Bir sonuca varacak olursak sosyal medyada ne kadar takipçiniz olursa olsun kitlenize doğru ürünlerle doğru platformlardan ulaşmaya çalışmadığınız zaman her şekilde başarısız olabiliyorsunuz.

Bu örnek ile sosyal medyada ne kadar etkileşim aldığımızın siparişe dönüşmesi konusunda çok etkili olmadığını anlıyoruz. Şeyma Subaşı, Selin Ciğerci’ye kıyasla çok daha fazla etkileşim alan ve takip edilen birisi olmasına rağmen ürünlerinin az satmış olmasının arkasındaki nedenin yanlış e-ticaret kararları olduğunu söyleyebiliriz.

Elbette burada kimin başarılı ya da başarısız olduğunu söylemiyoruz. Elbette size göre de kimin başarılı olduğu ya da olmadığı farklı olabilir. Fakat burada elde edilen satışlara göre konuştuğumuz zaman Şeyma Subaşı’nın rakiplerine kıyasla başarısız bir yol izlediğini söyleyebiliyoruz.

Sonuç

Konuyu toparlayıp bir sonuca varacak olursak eğer e-ticaret sektöründe yaratılacak olan markaya uygun bir kitle analizi yapmanın ve bundan sonra ürünlerin satılacağı platformu seçmenin çok daha önemli olduğunu görüyoruz. Selin Ciğerci’ye baktığımızda Trendyol’da tam da Trendyol kitlesine uygun ürünleri doğru şekilde pazarladığını anlıyoruz.

Keza Kendall ve Kylie Jenner’ın da kendi kitlesini gayet güzel bir şekilde kullandığı ve ürünlerini günlük kullanım bazında müşterilerine sunduğunu aşikar. Elbette Kendall ve Kylie Jenner’ın sahip oldukları küresel takipçi kitlesi ile büyük bir başarı elde etmesi size çok daha kolay gelebilir. Fakat bu iki insan da doğru strateji izlemese başarılı olamazdı. Her ne kadar büyük takipçi kitlelerine sahip olunursa olunsun e-ticaret tamamen pazarlamaya dayalı bir sektördür. Şeyma Subaşı’nın bu konudaki hataları da bariz ortada. Trendyol yerine sadece GittiGidiyor’dan satışlar yapmaya çalışması ve kitlesine uygun olmayan ürünleri pazarlamaya çalışması kendisini başarısız bir yola sokmuş olabilir. Bu incelemeden çıkarılacak ders ile ürünlerin satışını yapmadan önce benzerlerinin platformlarda ne kadar sattığına bakılması gerektiğini söyleyebiliriz.

Yani siz diyelim bir platformda spor kıyafetleri satmayı düşünüyorsanız o platformda o ürünün hangi şehirde, hangi cinsiyete, hangi yaş aralığındakilere ne kadar sattığını öğrenmeniz gerekiyor. Bu analizleri yapmazsanız kendi ürünlerinizin ne kadar çok satabileceğini ön göremez ve başarısız olma ihtimalinizi artırabilirsiniz. Yani öncesinde derin analizler yapmalı ve bu analizler doğrultusunda doğru kararlar alıp markanızı bu şekilde kurmalısınız.

 

Sizin için önerdiklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir